Divan şiirini eleştirenlerin takıldıkları bir nokta da kullanı lan benzetmelerin klişeleşmiş olmasıdır. Yanlış bir tespit değil elbette bu. Ne var ki divan edebiyatını bu açıdan eleştiren gözlerin, günümüz şiirindeki benzer kalıpları da görmesi gerek. Yanağın goncaya, dişlerin inciye, kirpiklerin oka, boyun serviye benzetilmesi klişeleşme de devrimin şafağa, barışın güvercine, tutsaklığın zincire benzetilmesi klişeleşme değil mi? Hayli biçimsel kısıtlamaları olan bir geleneğin uzun bir süreç içinde belli kalıplar yaratmasından daha doğal ne olabilir? Bu parça ile ilgili aşağıdaki belirlemelerden hangisi yanlıştır?